It looks like you are visiting our website from within the U.S.

The securities mentioned on this website are not being offered, and will not be sold, within the United States or to, or for the account or benefit of, any U.S. person. Hence, we cannot grant access.

If you are not accessing the website from within the U.S., please contact us for support.
In order to investigate the issue, please provide your geographical location and the time when you tried to access this website.

  • Netherland: 0800 - 0221864 / infomarkets@gs.com
  • Belgium: 0800 - 81963 / infomarkets@gs.com
  • Germany: 0800 - 6746367 / zertifikate@gs.com
  • Switzerland: 044 - 2241144 / swisswarrants@gs.com
Ana Sayfa

Alfa, Delta, Omicron –Global ekonomi için "virüs senaryoları”

2021 yılının Kasım ayında Güney Afrika’dan Omicron varyantıyla ilgili ilk haberlerin gelmesinin ardından, Goldman Sachs ekonomistleri, bu varyantın ekonomik etkilerinin yılın başında görülen Delta varyantıyla benzer olacağını tahmin ettiler ve global Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) için beklentilerini belli bir ölçüde düşürdüler. Yaşananlar göz önüne alınınca, bu tahminin hâlâ doğru olduğu gözüküyor. Omicron varyantı beklenenden daha kolay taşınıyor olmasına karşın daha hafif bir etkiye sahip. Bu durum, 2022 yılında ve ağırlıklı olarak ilk çeyrekte olmak üzere, global büyümede yaklaşık %0,3 puan düzeyinde mütevazı bir gerileme olabileceğine dair temel beklentileri destekliyor.

Son Omicron dalgası haricinde öne çıkan başlıca sorulardan biri de dünyanın, salgının daha yerel ve yönetilebilir olacağı bir aşamaya geçiş yapıp yapamayacağı. Doğal bağışıklığın ve destekleyici aşıların artması, virüse karşı ilaç kullanımının yayılması ve Çin hariç birçok ekonomide kısıtlamaların kademeli olarak kaldırılmasıyla, bu geçişin birçok ekonomide ilkbahar mevsimine kadar gerçekleşmesi mümkün. Tüm bunların yanında, tüketicilerin büyük bir kısmı virüsle birlikte yaşama konusunda daha deneyimli olacak.

Omicron varyantının hastalık bağışıklığına karşı büyük “başarısı”.

Omicron’un daha önce COVID geçirerek veya aşı olarak kazanılan bağışıklığı atlatma becerisi, bu varyantın Delta ile kıyaslandığında çok daha hızlı yayılmasını sağladı ve dünya genelinde hastalıktan korunma oranını neredeyse %25 puan düşürdü. Hastalığa karşı efektif korunma oranının Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Hindistan’da %50 civarında; Euro Bölgesinde %40 civarında; Japonya’da %20 civarında; Çin’de ise sadece %5 civarında olduğu tahmin ediliyor. Gelgelelim, düşük aşı verimliliğinin olumsuz etkileri ile varyantın düşük şiddetli olmasının olumlu etkileri birbirini dengeleyince, hastalığa karşı korunma oranı düşük olmasına rağmen, hastaneye kaldırılmaya karşı korunma oranı güçlü bir görünüm sergiledi. Hastaneye kaldırılmaya karşı korunmanın efektif oranları Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ta %85, Euro Bölgesi ve Hindistan’da %80, Japonya’da %75 ve Çin’de %70 civarında.


Resim 1: Global ekonomiyle ilgili senaryolar

Goldman Sachs tahminleri, 46 ekonomiye ait resmi kapanma ve gerçek hareket kapasitesi verilerinden çeşitli faktörleri birleştiren GS Global Effective Lockdown Index (ELI; Geçerli Kapanma Endeksi) endeksini temel alıyor. Grafikte, “Omicron sonrası” dönemde global ekonomide görülebilecek olan üç muhtemel senaryo gösterilmektedir.

Kaynak: Goldman Sachs Global Investment Research


Temel senaryo: kısa vadede büyüme engeli, enflasyon riskinde artış

Virüsün çok daha hızlı yayılmasına rağmen hastaneye kaldırılmaya karşı korunma oranlarının yüksek olması, birçok ekonomi için Omicron kapma dalgalarının büyük olacağı, ancak hastaneye kaldırılma ve, daha önemlisi, ölümle sonuçlanan vakaların oranının daha düşük olacağı anlamını taşıyor. Bu büyük enfeksiyon dalgalarının bir sonucu olarak; 46 ekonomiden alınan resmi kısıtlamaları ve gerçek hareket kapasitelerini birleştirerek, GSYH ağırlıklı alım gücü paritesini ölçen GS Global Effective Lockdown Index (ELI; Geçerli Kapanma Endeksi) endeksi, Aralık ayının ortalarında tüm zamanların en düşük seviyesini gördükten sonra şimdi de %8 puan daraldı.

Neyse ki Omicron varyantının etkisi çok uzun sürecek gibi görünmüyor. Tespit edilen vakaların sayısı, varyantın ilk kez görüldüğü Güney Afrika’nın yanı sıra İngiltere, Kanada, İrlanda ve ABD’nin kuzeydoğusunda da düşüyor. Bu trend dünyanın diğer yerlerinde de devam ettiği takdirde, ilk Omicron dalgasının ekonomik etkilerini birinci çeyreğin sonlarına doğru, en azından gelişmiş ekonomilerde, arkamızda bırakabiliriz.

Goldman Sachs ekonomistlerinin bu yıl global GSYH’de %4,4 büyüme olacağı tahminleri, global ELI endeksinde modellenen temel senaryoyla tutarlı bir görünüm sergiliyor. Bu senaryoya göre, ELI endeksi, Ocak ayı boyunca yatay bir görünüm sergiledikten sonra Şubat ayında kayda değer bir düşüş yaşıyor, ancak dördüncü çeyrekte hafif bir toparlama gösteriyor. Gelgelelim, bu toparlanmanın, ilk Omicron dalgasında yaşanan düşüşün ancak yarısı kadar olması bekleniyor. ELI endeksinin 2022 yılı boyunca düşüş trendinde olması, birçok ekonominin salgınla mücadelesinin ilkbahar mevsiminde daha yerel bir nitelikte olacağına işaret ediyor.

Zamanlama konusu son derece belirsiz olsa da ELI endeksinin dördüncü çeyrekte yapması beklenen yükselişin altında bazı yüksek olasılıklı faktörler mevcut. Bunlar arasında kış mevsiminin etkileri, hastalığa karşı bağışıklıkta düşüş ve gelecekte daha kolay aktarılan veya yayılan bir varyantın ortaya çıkma ihtimali bulunuyor. Tüm bu faktörler hesaba katıldığında, ELI endeksinin, bu süreç içerisinde geçici olarak olsa da bir kez daha daralması söz konusu olabilir. Bunlara ek olarak, tüketiciler ve işletmeler nezdinde yaşanan değişiklikler de ELI endeksindeki daralmanın GSYH üzerindeki etkisini azaltabilir.

Çin’deki Büyüme daha fazla etkileniyor

Dünyanın en büyük ekonomilerine göz atacak olursak, ABD ve Avrupa ile kıyaslandığında Çin’deki GSYH büyümesinin Omicron varyantından daha fazla etkilenebileceğini söyleyebiliriz. Çin’de Omicron varyantına karşı efektif koruma oranlarının düşük olması, ortaya çıkabilecek bir Omicron saldırısının yine salgınlara yol açması ve çeşitli eyaletlerde önemli kısıtlamalara neden olması mümkün. Gayrimenkul sektörünün, sıfır COVID stratejisi ve stresi kontrol altında tutmakla ilgili çifte zorluk yaşayacağını hesaba katarsak, Çin’deki büyümenin bu yıl %4,5 ile sınırlı kalacağını öngörüyoruz. Bu rakam, piyasa beklentisinin %0,75 puan altında.

Pandemi dolayısıyla tedarik zincirlerinde süregelen sıkıntıların Omicron varyantından dolayı daha da artması ve ABD’nin çekirdek enflasyonu oranını, 2022 yılının başlarında rekor seviyelere taşımaya devam etmesi bekleniyor. Gelgelelim, temel senaryoda, ABD’de mali desteğin sona ermesi ve tüketicilerin hizmet sektörüne yönelmesiyle mallara olan talebin yavaşlayacak ve global mal arzında artış yaşanacak olması, çekirdek enflasyonun 2022 yılının sonuna kadar %3’ün altına inmesini ve tedbirler döneminde enflasyonda yaşanan hızlı artışın fazlasıyla dengelenmesini sağlayabilir.

Fed’in aşırı yüksek enflasyon rakamlarına bu yıl Mart ayından başlayarak yapacağı dört faiz artırımı ile karşılık verme ve bilançosunu azaltmaya başlama ihtimali oldukça güçlü. Benzer bir şekilde, Kanada Merkez Bankası (BoC) da yüksek enflasyon ve pandemi kaynaklı kapasite baskılarına kısa vadede faiz arttırarak karşılık verebilir. İngiltere Merkez Bankasının (BoE) ise Şubat ayının başlarında bu konuyu gündeme alması bekleniyor. Bununla birlikte, Omicron dolayısıyla ortaya çıkan net enflasyon baskıları, mali sıkılaştırma politikasının, bu yıl beklediğimiz dört (BoC) veya üç (BoE) faiz artırımından daha hızlı gerçekleşmesi riskini ortaya çıkarabilir.

Olumsuz senaryo: virüs salgının karamsar bir tablo çizmesi, Fed’in normalleşme sürecini (daha yüksek enflasyonla) hızlandırmasına yol açabilir.

Olumsuz senaryoda, 2022 yılındaki global büyümenin %3 olması bekleniyor. Bu rakam, temel senaryodaki tahminimizden %0,7 puan daha düşük. Bu olumsuz senaryo, temel senaryoyla kıyaslandığında, yılın ilk çeyreğinde daha büyük bir salgın olmasını ve akabinde yaşanacak toparlanmanın daha yavaş olacağını öngörüyor. Dahası, bu senaryo dâhilinde, Omicron’dan çok daha kötü bir varyant da ortaya çıkabilir ve dördüncü çeyrekte, Omicron ile yaşanan daralmaya benzer bir daralmaya yol açabilir. Omicron’dan daha kötü bir varyant çok daha yüksek bir yayılma hızına ve biraz daha yüksek bir şiddet seviyesine sahip olacaktır. Buna ek olarak, hem hastalığı kapma hem de hastalığın kötüleşmesine yönelik bağışıklıklarda daha büyük bir düşüşe yol açacaktır.

Böyle bir varyant dünya genelinde ekonomik faaliyetleri azaltabilir. Eldeki veriler, en çok etkilenecek ülkenin Çin olduğunu ve birçok eyalette kapanmalar yaşanacağını gösteriyor. Teorik olarak, virüs salgınının yeniden şiddetlenmesi halinde genel TÜFE enflasyonunun nasıl etkileneceği belirsiz. Hizmetler ve enerji sektöründe talebin düşecek olmasının yanı sıra iş gücü, mal ve muhtemelen hizmet arzında da düşüşler yaşanacak. Pratikte ise net etkinin, ABD gibi ekonomilerde enflasyonun yükselmesi olacağını düşünüyoruz.

ABD’de dayanıklı mal siparişlerinin halihazırda çok düşük seviyelerde olduğunu göz önünde bulundurursak, büyük salgın dalgalarının yaşanması, zaten aşırı düşük olan işgücü arzını daha da sıkıntıya sokabilir. Hastalığın şiddetindeki artışın ve hastalığı şiddetli geçirmeye karşı bağışıklıktaki düşüşün çok büyük olmaması durumunda, görece düşük olan tüketici kaygıları sayesinde hizmetler sektöründeki talebin yaşayacağı etki sınırlanabilir. Çin geneline yayılan kapanmalar yüzünden mal arzının düşük olması ile hükümetin otomobil gibi dayanıklı malların tüketimini teşvik etmek amacıyla uygulayacağı potansiyel mali önlemler yüzünden mallara olan talebin artma ihtimali birleşince, olumsuz bir senaryoda, global pandemi sebebiyle mal talebi ile mal arzı arasında yaşanan dengesizlik daha da şiddetli bir hale gelebilir.

Bu olumsuz senaryonun makroekonomik politikalar üzerindeki etkisi bölgeden bölgeye değişiyor. Olumsuz senaryoda ekonomik faaliyet görece sınırlı olurken enflasyon muhtemelen artacağı için, Fed’in, temel senaryomuzla kıyaslandığında daha hızlı bir şekilde normalleştirme politikası uygulayacağını tahmin ediyoruz. Maksimum istihdam hedefine ulaşılmış olduğunu hesaba katarsak, Fed, büyümenin olumsuz etkileri yerine enflasyonun olumlu risklerine karşılık vermeyi seçecek ve Fed’in normalleşme hızının başlıca faktörü olarak enflasyon seviyesini görecektir diye düşünüyoruz. Muhtemel kararlar arasında daha ihtiyatlı olanlara bakacak olursak, beklentimiz, Çin’de çok daha fazla makro politika teşviki olacağı yönünde. Ekonomik faaliyetlerin kısıtlanması, gayrimenkul sektöründeki problemlerin yeniden ortaya çıkması ve enflasyonun görece düşük olması bu beklentiyi destekliyor.

Olumlu senaryo: Zirveye ulaşıldı ve geçildi, normalleşme daha hızlı olacak

Son olarak, olumlu senaryoda, 2022 yılı için global büyümenin, temel senaryomuzdaki tahminden %0.3 puan fazla, yani %4 olacağını öngörüyoruz. Bu olumlu senaryoda, Omicron varyantının 1. çeyrekte ELI endeksi üzerindeki etkisinin çoktan zirve yaptığını varsayıyoruz. ELI trendi, temel senaryoyla kıyaslandığında, çok daha hızlı bir şekilde zayıflıyor ve sadece dördüncü çeyrekte, mevsimsel faktörlerden dolayı, küçük bir dalga göreceğiz, ancak akabinde hızlı bir şekilde düzeltmeye gidecek. Bu senaryoda, Omicron dalgası sırasında bağışıklık oranları kayda değer ölçüde artıyor ve beklenenden hızlı yaşanan düzeltme sebebiyle ELI trendi daha hızlı zayıflıyor.

Kavramsal açıdan, bu senaryonun da enflasyon üzerindeki etkisi belirsiz. Pratikte, bu “hızlı normalleşme” senaryosunda, temel senaryo ile kıyaslandığında, Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerdeki enflasyonun daha düşük olacağına inanıyoruz. Mal ve hizmetler sektörlerindeki talepte yaşanan değişimlerin yaratacağı fiyat baskıları ve mal ve işgücü arzındaki hızlı toparlanma, hizmetler ve enerji sektörlerinde artan talebin yarattığı fiyat baskılarını fazlasıyla dengeleyecektir.

Bunun bir sonucu olarak, politikaların enflasyona odaklandığını da hesaba katarsak, Fed’in sıkılaştırma politikasının hızı, temel senaryomuzla kıyaslandığında biraz daha yavaş olabilir.


Kaynak: Top of Mind, “2022: The Endemic Year”; Yayınlanma tarihi: 24 Ocak 2022; Yayınlayan: Goldman Sachs Global Macro Research; Hazırlayanlar: Daan Struyven ve Dan Milo, Goldman Sachs


Fotoğraf sahipleri: Adobe Stock – 1. Resim: PX Media, 2. Resim: Stockwerk-Fotodesign

Aksi belirtilmedikçe Goldman Sachs ürünlerinin veri kaynağı, Goldman Sachs'tır.
Dil: tr | en
İletişim Hattı: 444 6096
Version: 0.9.23