It looks like you are visiting our website from within the U.S.

The securities mentioned on this website are not being offered, and will not be sold, within the United States or to, or for the account or benefit of, any U.S. person. Hence, we cannot grant access.

If you are not accessing the website from within the U.S., please contact us for support.
In order to investigate the issue, please provide your geographical location and the time when you tried to access this website.

  • Netherland: 0800 - 0221864 / infomarkets@gs.com
  • Belgium: 0800 - 81963 / infomarkets@gs.com
  • Germany: 0800 - 6746367 / zertifikate@gs.com
  • Switzerland: 044 - 2241144 / swisswarrants@gs.com
Ana Sayfa

GÖRÜNÜM2026’da Yapay Zekadan Ne Bekleyebiliriz: Dijital Asistanlar, Mega İşbirlikleri ve Gigawatt Tavanı

Goldman Sachs’ın bilişim kurulu başkanı Marco Argenti, “Yapay zekâ (AI) modelleri sadece sohbet robotu olmanın ötesine geçiyor. Bu, 2026’da ve sonrasında küresel ekonomide etkili olacak önemli bir evrimsel aşamadır.” diyor.

“Teknoloji alanında geçirdiğim 40 yıl boyunca en büyük değişiklikleri gördüğüm yıl 2025 oldu.” diye ekliyor. “En çılgınca olanıysa bu gördüklerimiz daha hiçbir şey. 2026’da çok daha büyük bir değişim göreceğimizi düşünüyorum.”

Yapay zeka, finans piyasalarına yön veren ve genel anlamda ekonomiye de yön verebilecek olan önemli bir unsur olarak ortaya çıktı. Yapay zekaya yapılacak yatırım tahminleri sürekli geride kalan Wall Street analistleri, 2026’da en büyük hiper ölçekli bulut bilişim şirketlerinin sermaye harcamalarına yarım trilyon dolardan fazla para akıtmasını bekliyor. Goldman Sachs Research’e göre en büyük yedi teknoloji şirketi şu anda S&P 500’ün piyasa kapitalizasyonunun %30’undan fazlasına ve endeksin kazançlarının dörtte birine karşılık geliyor.


Kanıt 1: Capex 2026 tahminleri yukarı doğru revize edildi

Kaynak: FactSet, Goldman Sachs Research, 5 Ocak 2026 itibarıyla.


Amazon Web Services’in eski teknolojiden sorumlu başkan yardımcısı Argenti’ye göre yapay zekâ, geleneksel iş gücünden yazılım mimarilerine kadar tüm yapıları kökten dönüştürüyor. Argenti, yapay zekânın yakın gelecekte alabileceği yönlere ilişkin yedi temel öngörü paylaşıyor:

Yapay zekâ modelleri yeni işletim sistemine dönüşüyor

Yazılım mühendisliğinde köklü bir paradigma değişimi yaşanıyor. Yapay zekâ modelleri artık tek işlevli uygulamalar olmaktan çıkıp görevlerini yerine getirmek için araçlara bağımsız şekilde erişebilen birer işletim sistemi gibi çalışıyor.

Bu dönüşümle birlikte bilişim dünyası, statik ve önceden tanımlanmış kodlardan hedefe yönelik, kendi kendini yeniden yapılandırabilen asistanlara evriliyor. Bu da yapay zekâ ajanlarının çok daha karmaşık problemleri çözebilmesini mümkün kılıyor. Sonuç olarak bu modellere sahip olan şirketler, yapay zekâ çağının yeni işletim sistemlerine de sahip olacak.

Yeni rekabet alanı: bağlam

Yapay zekâ mühendislerinin odağı, “daha büyük modeller” geliştirmekten “daha iyi hafıza” oluşturmaya kayacak. Şöyle düşünün: Modeller, son derece geniş veri havuzları kullanılarak eğitildi; neredeyse tüm interneti ve buna ek olarak sentetik verileri taradılar. Buna karşın, modellerin anlık olarak erişebildiği bağlam, yani önceki konuşmalar ve görevlerden hatırladıkları oldukça sınırlı. Halihazırda bazı yeni modeller, çok daha geniş bağlamları sürece dâhil edebiliyor ve bu sayede çok daha kişiselleştirilmiş, duruma özel yanıtlar üretebiliyor.

Dijital asistanların yükselişi

Uzun süredir hedeflenen dijital asistanlar artık gerçek oluyor. Bugün uygulamalar üzerinden manuel ve parça parça yürüttüğümüz pek çok işlem, yakında tamamen otomatik hâle gelecek. Örneğin, hava koşulları nedeniyle iptal edilen bir uçuşta yapay zekâ ajanı yeni bir rezervasyon yapacak, toplantıları yeniden planlayacak ve restoranların kapalı olacağını öngörerek yemek siparişini dahi organize edecek. Asistanlık yeteneklerine sahip yapay zekâ için bu senaryo artık hayal değil.

Hizmet olarak ajan dönemi

Şirketler, işleri insan merkezli ekiplerle yürütmek yerine, insanlar tarafından yönetilen ve uzmanlaşmış çoklu ajanlardan oluşan ekipler kullanmaya başlayacak. Bu yeni düzende saat bazlı ücretlendirme yerini token bazlı fiyatlamaya bırakacak. İnsan ve makineden oluşan hibrit ekipler, müşterilerden kullanılan veri birimi miktarına göre ücret talep edecek.

En değerli yetkinlik: öğrenme becerisi

Öne çıkan çalışanlar, yalnızca uzmanlığa sahip olanlar değil aynı zamanda değişime en hızlı uyum sağlayabilenler olacak. Yapay zekânın iş süreçlerine entegre olduğu bu dönemde, uzun yıllardır yapılan işleri yeniden düşünme ve dönüştürme becerisi en önemli fark yaratan unsur hâline gelecek. Bilgisayarların iş hayatına girişiyle yaşanan dönüşüm nasıl köklüyse, yapay zekânın yarattığı etki de benzer ölçekte. Bu nedenle öğrenme, çağın en kritik becerisi olarak öne çıkıyor.

Kazananın en çoğunu aldığı mega ortaklıklar

Yapay zekâ, ölçek ekonomilerinin belirleyici olduğu bir alan ve oluşmakta olan büyük ölçekli yukarı ve aşağı yönlü ortaklıklar güçlü ağ etkileri yaratacak. Eşi benzeri görülmemiş büyüklükteki stratejik ittifaklar ve manşetlere taşınan ortaklıklar, yapay zekâ ekosistemini yeniden şekillendirecek. Bu ağlar, yalnızca sınırlı sayıda büyük oyuncunun rekabet edebildiği, kendi kendini besleyen bir yapı oluşturacak. Bu yönüyle yapay zekâ, havacılık gibi düopol yapılarla karakterize karmaşık endüstrilere benzemeye başlayabilir.

Yeni sermaye unsuru: enerji

Yapay zekâ talebini karşılamak, yalnızca finansmanla değil, enerjiye erişimle de mümkün olacak. Goldman Sachs Research’e göre veri merkezlerinin elektrik tüketimi, 2023 seviyelerine kıyasla 2030’a kadar %175 artacak (analistlerimizin önceki tahmini %165 oranında bir artıştı). Yeni enerji santrallerine erişimden elektrik şebekesine bağlantıya kadar uzanan kapasite kısıtlamaları, enerjiye erişimin doğru ilişkiler kurmayı gerektireceği anlamına geliyor.

Yapay zekâ veri merkezleri için gereken altyapının devasa ölçeği, yeni enerji tesislerinin devreye alınmasının yıllar sürmesi ve yapay zekâ modellerinin hızlı evrimi, 2026 yılında enerji ihtiyacını daha da artırarak gigawatt düzeyinde bir tavan yaratacak. Bu nedenle şirketler, her bir megawatt enerjiyi en yüksek getiriyi sağlayan alanlara tahsis etmeye odaklanacak.


Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak sunulmaktadır. Bu makalede yer alan bilgiler herhangi bir Goldman Sachs kuruluşunun alıcıya tavsiyesi niteliğinde değildir ve Goldman Sachs bu makale aracılığıyla veya alıcısına herhangi bir finansal, ekonomik, yasal, yatırım, muhasebe veya vergi tavsiyesi vermez. Ne Goldman Sachs ne de iştiraklerinden herhangi biri, bu makalede yer alan ifadelerin veya bilgilerin doğruluğu veya eksiksizliği konusunda açık veya zımni herhangi bir beyan veya garanti verir ve bu nedenle herhangi bir sorumluluk (doğrudan, dolaylı veya sonuç olarak ortaya çıkan kayıp veya hasar dahil) açıkça reddedilir.


Kaynak: Makale 22 Ocak 2026’da “What to Expect From AI in 2026: Personal Agents, Mega Alliances, and the Gigawatt Ceiling” adıyla www.goldmansachs.com sitesinde yayınlanmıştır. Lütfen burada yer alan ifadelerin yatırım önerisi oluşturmadığını dikkate alın.


Fotoğraf sahipleri: Adobe Stock – Resim 1: Sashkin, Resim 2: phonlamaiphoto

Aksi belirtilmedikçe Goldman Sachs ürünlerinin veri kaynağı, Goldman Sachs'tır.
Dil: tr | en
İletişim Hattı: 444 6096
Version: 0.9.45